Uluslararası Ticaret Hukuku ve Tahkim Nedir?
Uluslararası ticaret hukuku; farklı ülkelerde yerleşik taraflar arasındaki mal ve hizmet ticaretini, bu ticarete ilişkin sözleşmeleri, teslim ve ödeme süreçlerini konu alan hukuk alanıdır. Tahkim ise tarafların aralarındaki uyuşmazlığın devlet mahkemeleri yerine hakem veya hakem kurulu eliyle kesin olarak çözülmesini kararlaştırdıkları bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir.
Sınır ötesi ticari ilişkilerde taraflar çoğu zaman farklı hukuk sistemlerine, farklı ticari teamüllere ve farklı dillere tabidir. Uyuşmazlık hâlinde hangi ülke mahkemesinin yetkili olacağı ve verilecek kararın diğer ülkede icra edilip edilemeyeceği belirsizlik taşıyabildiğinden, uluslararası ticarette tahkim yaygın olarak tercih edilen bir çözüm yolu hâline gelmiştir.
Tahkim yargılaması; gizlilik, hakemlerin uzmanlığı ve hakem kararlarının çok sayıda ülkede icra edilebilmesi gibi özellikleriyle devlet yargısından ayrılmaktadır. Türkiye’de yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yeri Türkiye olarak belirlenen uyuşmazlıklar bakımından temel düzenleme, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’dur.
Uluslararası Ticaret Hukuku ve Tahkimin Kapsamı
Bu alandaki çalışmalar, sözleşmenin hazırlanmasından hakem kararının icrasına kadar uzanan geniş bir süreci kapsamaktadır. Başlıca şu iş ve uyuşmazlıklar bu alanın kapsamında yer almaktadır:
- Uluslararası satım ve distribütörlük sözleşmelerinin hazırlanması
- Uluslararası satım sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar
- Teslim şekillerine ve ödeme yöntemlerine ilişkin hukuki değerlendirmeler
- Akreditif ve dış ticaret finansmanına ilişkin uyuşmazlıklar
- Tahkim anlaşması ve tahkim şartlarının hazırlanması
- Kurumsal ve ad hoc tahkim yargılamalarında taraf vekilliği
- Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamındaki tahkim süreçleri
- Hakem kararlarının iptali davaları
- Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi
- Yabancı şirketlerle akdedilen sözleşmelerde hukuk seçimi ve yetki kayıtları
- Uluslararası taşıma ve lojistik sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar
- Tahkim öncesi müzakere ve sulh görüşmelerinin yürütülmesi
Uluslararası Satım Sözleşmeleri: CISG ve Incoterms
Uluslararası mal satımının önemli bir bölümü, Türkiye’nin de taraf olduğu Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG) hükümlerine tabidir. İş yerleri farklı âkit devletlerde bulunan taraflar arasındaki satım sözleşmelerine, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça CISG uygulanmaktadır. Antlaşma; sözleşmenin kurulması, tarafların borçları, sözleşmeye aykırılık hâlleri ve tazminat gibi konuları düzenlemektedir.
Teslim yükümlülükleri bakımından uygulamada, Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) tarafından yayımlanan Incoterms kuralları yaygın şekilde kullanılmaktadır. Sözleşmede kararlaştırılan teslim şekli; masrafların ve hasarın hangi anda alıcıya geçeceğini, taşıma ve sigorta yükümlülüklerinin hangi tarafa ait olacağını belirlemektedir.
Uluslararası ticari sözleşmelerde uygulanacak hukukun, uyuşmazlık çözüm yolunun, teslim şeklinin ve ödeme yönteminin açık biçimde düzenlenmesi, ileride doğabilecek uyuşmazlıkların kapsamını doğrudan etkilemektedir. Sözleşme aşamasında yapılacak hukuki değerlendirme bu nedenle büyük önem taşımaktadır.
Tahkim Anlaşması ve Tahkim Şartı
Bir uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülebilmesi için taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunması gerekir. Tahkim anlaşması, asıl sözleşmeye konulan bir tahkim şartı biçiminde olabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da yapılabilmektedir. Tahkim anlaşmasının yazılı şekilde yapılması gerekmektedir.
Geçerli bir tahkim anlaşmasının varlığı hâlinde uyuşmazlık kural olarak tahkimde çözülür; taraflardan birinin devlet mahkemesinde dava açması durumunda diğer taraf tahkim itirazında bulunabilmektedir. Tahkim şartı, asıl sözleşmeden bağımsız olarak değerlendirilmekte; asıl sözleşmenin geçersizliği iddiası tek başına tahkim şartını geçersiz kılmamaktadır.
Tahkim şartı kaleme alınırken tahkim yerinin, tahkim dilinin, hakem sayısının, uygulanacak tahkim kurallarının ve uyuşmazlığın esasına uygulanacak hukukun açıkça belirlenmesi, yargılama aşamasında çıkabilecek usul tartışmalarını önemli ölçüde azaltmaktadır. Belirsiz veya çelişkili kaleme alınan tahkim şartları sürecin uzamasına, kimi durumlarda anlaşmanın geçerliliğinin tartışılmasına yol açabilmektedir.
Kurumsal Tahkim ve Ad Hoc Tahkim
Tahkim yargılaması bir tahkim kurumunun kuralları ve idaresi altında yürütülüyorsa kurumsal tahkimden söz edilmektedir. İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) ile Milletlerarası Ticaret Odası (ICC) bünyesindeki tahkim, uygulamada sık başvurulan kurumsal tahkim mekanizmaları arasındadır. Kurumsal tahkimde hakem atamaları, yargılamanın yönetimi ve masraf tarifeleri ilgili kurumun kurallarına göre yürütülmektedir.
Ad hoc tahkimde ise yargılama herhangi bir kurumun idaresi olmaksızın, tarafların belirlediği veya kanundan doğan usul kurallarına göre yürütülür. Bu yöntem taraflara daha fazla esneklik sağlamakla birlikte, usul konularında anlaşma sağlanamaması hâlinde sürecin uzaması riskini de taşımaktadır.
Tahkim yeri Türkiye olan ve yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda yargılama, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu hükümlerine tabidir. Hakem kararına karşı istinaf veya temyiz yolu bulunmamakta; kanunda sınırlı olarak sayılan sebeplerle iptal davası açılabilmektedir.
Hakem Kararlarının Tenfizi ve New York Sözleşmesi
Yabancı bir hakem kararının Türkiye’de icra edilebilmesi için mahkemeden tenfiz kararı alınması gerekmektedir. Bu alandaki temel düzenleme, Türkiye’nin de taraf olduğu 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında New York Sözleşmesi’dir. Sözleşmeye çok sayıda devletin taraf olması, hakem kararlarına geniş bir coğrafyada icra kabiliyeti kazandırmaktadır.
Tenfiz aşamasında hakem kararının esası yeniden incelenmemektedir. Tenfiz talebi; tahkim anlaşmasının geçersizliği, savunma hakkının ihlali, hakemlerin yetkilerini aşması veya kararın kamu düzenine aykırılığı gibi sınırlı sebeplerle reddedilebilmekte, bu sebeplerin önemli bölümünde ispat yükü tenfize karşı çıkan tarafa ait bulunmaktadır.
Uyuşmazlığın hangi ülkede, hangi kurallar altında ve hangi dilde çözüleceği daha sözleşme aşamasında belirlendiğinden, tahkim iradesinin açık ve uygulanabilir biçimde kaleme alınması, sürecin sonunda verilecek kararın icra edilebilirliğini de doğrudan etkilemektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tahkim şartı her sözleşmeye konulabilir mi?+
Tahkim, kural olarak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği uyuşmazlıklarda mümkündür. Türkiye’de bulunan taşınmazlar üzerindeki ayni haklara ilişkin uyuşmazlıklar ile tarafların iradelerine tabi olmayan uyuşmazlıklar tahkime elverişli değildir.
Hakem kararına karşı itiraz edilebilir mi?+
Hakem kararlarına karşı istinaf veya temyiz yolu bulunmamaktadır. Tahkim yeri Türkiye olan yargılamalarda, kanunda sınırlı olarak sayılan sebeplerle hakem kararının iptali dava edilebilir; iptal incelemesi kararın esasının yeniden değerlendirilmesine imkân vermez.
Tahkim yargılaması ne kadar sürer?+
Milletlerarası Tahkim Kanunu kapsamındaki yargılamalarda hakemlerin kural olarak bir yıl içinde karar vermesi öngörülmüştür; bu süre tarafların anlaşmasıyla veya mahkeme kararıyla uzatılabilmektedir. Kurumsal tahkimde süreler, ilgili kurumun kurallarına göre değişmektedir.
CISG sözleşmemize kendiliğinden uygulanır mı?+
İş yerleri farklı âkit devletlerde bulunan taraflar arasındaki mal satımı sözleşmelerine CISG, taraflar aksini kararlaştırmadıkça kendiliğinden uygulanır. Tarafların antlaşmanın uygulanmasını tamamen veya kısmen dışlaması mümkündür.
Yabancı hakem kararı Türkiye’de doğrudan icra edilebilir mi?+
Hayır; yabancı hakem kararının Türkiye’de icra edilebilmesi için mahkemeden tenfiz kararı alınması gerekir. Tenfiz istemi yalnızca New York Sözleşmesi’nde sayılan sınırlı sebeplerle reddedilebilir; kararın esası bu aşamada yeniden incelenmez.
Bu yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz; somut olayınız için avukata danışmanızı öneririz.