İçeriğe geç
Vera Hukuk & Danışmanlık

Bankacılık ve Finans Hukuku

Kredi sözleşmeleri, teminatlar, kredi kartı ve bankacılık işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda danışmanlık ve dava takibi yapıyoruz. Bireysel ve kurumsal müvekkillerimizin finansal risklerini en aza indirmeyi hedefliyoruz.

Bankacılık ve Finans Hukuku Nedir?

Bankacılık ve finans hukuku; bankaların, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketlerinin kuruluşunu, faaliyetlerini ve müşterileriyle olan ilişkilerini düzenleyen hukuk dalıdır. Bankacılık faaliyetleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu çerçevesinde yürütülmekte ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun denetimine tabi bulunmaktadır.

Bu alan, kamu hukuku ile özel hukukun kesiştiği bir yapıya sahiptir. Bankaların faaliyet izinleri ve düzenleyici yükümlülükleri kamu hukuku boyutunu oluştururken; kredi sözleşmeleri, teminat işlemleri ve müşterilerle yaşanan uyuşmazlıklar özel hukuk boyutunda yer almaktadır.

Finansman ilişkilerinde sözleşmeler çoğu zaman bankalarca önceden hazırlanmış standart metinler üzerinden kurulmaktadır. İmzalanan metnin kapsamının ve verilen teminatların doğurduğu sorumluluğun işlem öncesinde doğru değerlendirilmesi, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önem taşımaktadır.

Bankacılık ve Finans Hukukunun Kapsamı

Bankacılık ve finans hukuku kapsamında başlıca şu konular ve uyuşmazlıklar yer almaktadır:

  • Ticari ve bireysel kredi sözleşmelerinin incelenmesi
  • Genel kredi sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar
  • İpotek, kefalet ve rehin gibi teminat işlemleri
  • Kredi yapılandırma ve refinansman süreçleri
  • Kredi kartı ve tüketici kredilerinden doğan uyuşmazlıklar
  • Banka ücret, komisyon ve masraflarına ilişkin uyuşmazlıklar
  • Hesap ve havale işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar
  • İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipler
  • Finansal kiralama (leasing) sözleşmeleri ve uyuşmazlıkları
  • Faktoring sözleşmeleri ve uyuşmazlıkları
  • Banka ile müşteri arasındaki tazminat talepleri

Kredi Sözleşmeleri

Kredi ilişkisinin temelini, banka ile müşteri arasında imzalanan kredi sözleşmesi oluşturmaktadır. Ticari kredilerde uygulamada genel kredi sözleşmesi adı verilen çerçeve metinler kullanılmakta; bu metinler faiz, komisyon, teminat ve erken ödeme gibi birçok konuyu ayrıntılı biçimde düzenlemektedir.

Bireysel müşterilerle kurulan konut finansmanı ve tüketici kredisi ilişkilerinde ise tüketicinin korunmasına ilişkin mevzuat da devreye girmektedir. Sözleşme öncesi bilgilendirme, ücret ve masrafların sınırlandırılması ile erken ödeme hakkı bu kapsamda öne çıkan konulardır.

Kredi borcunun ödenmemesi hâlinde banka, sözleşme ve mevzuat çerçevesinde hesabı kat ederek alacağın tamamını muaccel hâle getirebilmekte ve yasal takip sürecini başlatabilmektedir. Kat ihtarnamesinin içeriği ve tebliği ile hesap özetlerine süresinde itiraz edilip edilmediği, bu uyuşmazlıklarda üzerinde durulan başlıca noktalardır.

Teminatlar: İpotek, Kefalet ve Rehin

Finansman ilişkilerinde alacağın güvence altına alınması amacıyla çeşitli teminatlara başvurulmaktadır. Taşınmazlar üzerinde kurulan ipotek, uygulamada en yaygın ayni teminat türüdür; ipoteğin kapsamı ve derecesi, tapu sicilindeki tescile göre belirlenmektedir.

Kefalet ise kişisel bir teminattır; kefil, borçlunun borcunu ödememesi hâlinde bundan kişisel olarak sorumlu olmayı üstlenmektedir. Kefalet sözleşmesinin geçerliliği kanunda öngörülen sıkı şekil şartlarına bağlanmış olup, bu şartlara uyulmaması sözleşmeyi geçersiz kılmaktadır.

Taşınır varlıklar üzerinde rehin kurulması da mümkündür. Ticari işlemlerde taşınır rehni, sicile tescil yoluyla teslim gerekmeksizin kurulabilmekte; böylece işletmeler makine, stok ve alacak gibi varlıklarını kullanmaya devam ederken bunları teminat olarak gösterebilmektedir.

Kredi Yapılandırma ve Banka ile Müşteri Uyuşmazlıkları

Ödeme güçlüğü yaşayan borçlular bakımından kredi borcunun yeniden yapılandırılması gündeme gelebilmektedir. Yapılandırmada vade uzatımı, faiz oranının yeniden belirlenmesi veya borcun yeni bir ödeme planına bağlanması gibi seçenekler üzerinde anlaşılabilmekte; varılan mutabakatın yazılı bir sözleşmeye bağlanması taraflar bakımından güvence oluşturmaktadır.

Banka ile müşteri arasındaki uyuşmazlıklar; mevzuata aykırı tahsil edilen ücret ve komisyonların iadesi, talimata aykırı işlemler, kartlı ödeme sistemlerinden doğan ihtilaflar ve bankanın özen yükümlülüğüne aykırılık iddiaları gibi geniş bir yelpazeye yayılmaktadır. Bireysel müşteriler yönünden tüketici hakem heyetleri ve tüketici mahkemeleri, ticari ilişkiler yönünden ise genel yargı yolları devreye girmektedir.

Finansal Kiralama ve Faktoring

Finansal kiralama (leasing); kiralayanın, kiracının seçtiği bir malı satın alarak kullanımını kiracıya bırakmasına ve dönem sonunda mülkiyetin devrine imkân tanıyan bir finansman yöntemidir. Sözleşmenin sona ermesi, kira bedellerinin ödenmemesi ve malın iadesi, bu alandaki uyuşmazlıkların başlıca konularını oluşturmaktadır.

Faktoring ise işletmelerin mal ve hizmet satışlarından doğan alacaklarını finansman kuruluşuna devrederek erken tahsilat imkânı elde ettikleri bir yöntemdir. Devredilen alacağın gerçek bir ticari ilişkiye dayanması gerekmekte; alacağın varlığına ve devrine ilişkin ihtilaflar ile rücu koşulları, faktoring uyuşmazlıklarında sık tartışılan konulardır.

Sıkça Sorulan Sorular

Kredi borcu ödenmezse banka hangi yollara başvurabilir?+

Banka, sözleşme ve mevzuat çerçevesinde ihtar göndererek hesabı kat edebilir ve alacağın tamamı için icra takibi başlatabilir. İpotek verilmişse ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip, kefil varsa kefile başvuru gündeme gelir; izlenecek yol sözleşmeye ve teminat yapısına göre değişir.

Kredi yapılandırması nasıl yapılır?+

Yapılandırma, borçlunun bankaya başvurusu üzerine tarafların yeni bir ödeme planında anlaşmasıyla gerçekleşir; vade uzatımı ve faiz oranının yeniden belirlenmesi en sık kullanılan yöntemlerdir. Varılan anlaşmanın yazılı sözleşmeye bağlanması ve ödeme planının borçlunun gelirine uygun kurulması önemlidir.

Bankanın tahsil ettiği ücret ve komisyonlara itiraz edilebilir mi?+

Mevzuata aykırı biçimde tahsil edilen ücret ve komisyonların iadesi talep edilebilir. Bireysel müşteriler, tutara göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine başvurabilir; ticari müşteriler bakımından ise sözleşme hükümleri ve genel hükümler çerçevesinde değerlendirme yapılır.

Kefil olduğum kredi ödenmezse ne olur?+

Kefil, kefalet sözleşmesinde el yazısıyla belirttiği azami tutarla sınırlı olmak üzere borçtan sorumlu tutulabilir. Bankanın önce kime başvuracağı, kefaletin adi veya müteselsil olmasına göre değişir; sözleşmenin kanundaki şekil şartlarına uygun kurulup kurulmadığı da her olayda ayrıca incelenir.

Finansal kiralama sözleşmesinde bedeller ödenmezse ne olur?+

Kira bedellerinin ödenmemesi hâlinde kiralayan, kanunda ve sözleşmede öngörülen koşullar çerçevesinde sözleşmeyi feshedebilir ve malın iadesini isteyebilir. Fesih hâlinde tarafların birbirinden talep edebileceği tutarlar, sözleşme hükümlerine ve somut olayın özelliklerine göre belirlenir.

Bu yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz; somut olayınız için avukata danışmanızı öneririz.

AraWhatsAppE-posta